Kapat
Felsefe 742 0

Felsefe Ne Değildir | Gizem DAŞDEMİR

FELSEFE NE DEĞİLDİR?
Felsefenin ne olduğunu az çok her irade bilir. Lakin bilinmeyen şey ne olmadığıdır. Bütün bilimlerin babası olan bu düşünbilim toplumun en önyargılı olduğu konulardan biridir.
Felsefe çoğu kez şu görüntüye sahip olur: gerçeklikle bağdaşmayan bir fikir oyunu, birkaç bilgicin ayrıcalığında zifiri karanlık bir odada orada hiç var olmamış bir siyah kediyi aramak; ve alınteriyle yaşayan insanlara pek de yararı olmayacak bir oyun.

Büyük Fransız filozofu Descartes bizden çok uzun zaman önce felsefeyi karanlık bir mahzene sürükleyen sahte filozofları şöyle nitelendiriyordu: ‘’…. Yararlandıkları meziyetlerin ve ilkelerin anlaşılmazlığı nedeniyle; her şeyi bilirlermiş gibi, çekinmeden her konuda konuşabilirler; ve en kurnaz ve en beceriklilere karşı, onları inandırma olanağına sahip olmaksızın, tüm söylediklerini savunabilirler; bu bakımdan, böyleleri; bence gözleri gören biriyle eşit koşullarda dövüşebilmek için onları çok karanlık bir mahzenin dibine çeken bir köre benzerler.’’
Büyük filozofların amacı insanlığı derin bir mahzenin içine çekmek değildir. Evet bunu yapanlar da vardır fakat Descartes’ ın da dediği gibi aydınlık ve iyilikçi bir felsefe de vardır. Felsefe durağan bir deniz değildir aksine sürekli çalkantılı akan bir şelaledir.
Bilgi, dünyayı ve insanı bilmektir. Bilge her durumda bilmeye dayanan kurallar çerçevesinde hareket eden insandır.
Felsefe özellikle gelişmekte olan ülkelerde en az edebiyat kadar aşağılanıyor benim gözümde. Toplum pragmatist bir yaklaşım sergileyerek kendi yararına olmadığını, boş insanların vakitlerini öldürmek ve gereksiz düşünceler içinde sürüklenmekten farklı görmüyor ve bir otorite geliştirerek felsefeyi yok sayıyorlar.
Peki düşünce değil midir insanı insan yapan? Fikir üretmek değil midir hayatta kalmamızı sağlayan? Zor şartların altından akıl yürüterek kalkmıyor muyuz? Dünyaya geldiğimizden beri soru sormuyor muyuz? Nedir bu toplumun kendiyle çelişmesi? Konuyu ‘’Felsefe ‘’ değil de ‘’düşünce’’ olarak ele aldığımızda o kadar tepki çekmiyoruz. Peki nedir bu toplumun felsefeye karşı geliştirdiği kendini korumacı tavır?
Emekçi sınıfın daha çok fikre ihtiyacı vardır aslında. Fakat doğru fikir karın doyurmaz. Fikir üreterek edindiğimiz sonuçlar ışığında doyurabiliriz anca karınlarımızı. Fransız İhtilali bir fikir değil midir ya da Sanayi İnkılabı?
Olayların özüne indiğimiz de karşımıza daima düşünce çıkacaktır. Düşüncesizce atılan her adım bizi on adım geriye götürür.
Lenin ‘’Devrimci teori olmadan, devrimci eylem olmaz.’’ Diyordu. Bu da bize tüm devrimlerin, inkılapların, barışların ve hatta savaşların eyleme dökülmeden önce sadece akıldan geçen basit bir fikir olduğunu söylüyor.
Toplum bilmediği şeyleri öğrenmemek için ayak diretiyor aslında. Felsefenin karmaşık ve asla anlaşılmayacak bir şey olduğunun söylüyorlar ve bunu söylerken bile felsefe yaptıklarını unutuyorlar.
Gizem Daşdemir

Bir Cevap Yazın